Bugun...
Hz. Muhammed (SAV) Ağlatan Olay


İsmail Gürol Uğurlu
ismailgugurlu@mynet.com
 
 

Bazı güzel hasletler, özellikler vardır ki, her insan onlara sahip olmak ister;sabır, kanaat,

cömertlik,alçakgönüllülük,fedakarlık,kahramanlık,cesaret gibi.

Çünkü bunlar ve bunlara benzer özellikler, insana insan olma özelliği kazandırır.Güzel ahlak olarak

adlandırılan bu güzelliklerin hepsi alemlere rahmet olarak gönderilen sevgili Peygamberimiz üzerinde

toplanmıştır.

Peki biz Müslümanlar Peygamber Efendimizi tam olarak tanıyormuyuz ? Bu hafta mübarek Ramazan

ayı hürmetine alemlerin efendisi Peygamber Efendimizin hayatından bir kesit sunmak istiyorum.

Peygamber efendimizin hastalığı iyice ağırlaşmış ve ayakta dahi duracak takat’i olmayacak şekilde

ateşler içindeydi ve can yoldaşı olan Hz.Ebubekir(ra)’a namazı kıldırmasını söyler.Namaz sonrası

cemaatle helallaşmak için herkesin orda olmasını ister. ‘’Ey ashabım bana peygamberlik görevi verildi

size Alemlerin rabbi olan Allahın dinini ve tavsiyelerini düzgün bir şekilde ilettim mi? Diye sorar, cami

cemaati ‘’Evet efendim bize tebliğ ettiniz ‘’ der.Bunun üzerine efendimiz mahşer günü kul hakkıyla

Allahın huzuruna çıkmak istemiyorum kimin üzerinde hakkım varsa helal ediyorum,sizide bana

hakkınızı helal eder misiniz diye sorduğunda herkes ‘’Bizim sizin üzerinizde hakkımız yok ya allahın

resulu’’ diye cevap verir o sırada arkalardan bir ses ‘’efendim anam babam size feda olsun

hatırlarmısınız savaş sonrası medineye dönerken tam size yaklaşmış bir şey soracaktım ta siz de o

sırada elinizde kamçıyla devenizin ilerilemesi için vuracaktınızda kamçı benim sırtıma gelmişti bu hak

mıdır ya resulallah’’ diye sorar.Efendimiz evet bu haktır ve karşılığı kıssas’tır buyurur.

Bunun üzerine orda bulunan Bilal-i habeşi evine gönderip kamçıyı almasını söyler Bilal son derece

mahzundur gitmek istemez efendimiz ‘’ ne o Bilal sende mi artık peygamber sözünü dinlemezsin’’

dediğinde Bilal ağlayarak eve gider ve kamçıyı alıp gelir.Hz. Ömer bir gök gürültüsü gibi ‘’Ey Ukkaşe

bilmezmisin benim olduğum yerde böyle bir şey yaparsan vallahi başını gövdenden ayırırım’’

der.Ukkaşe Ömer’den korkar efendim Ömer beni korkutuyor der.Efendimizi ‘’Ey Ömer vallahi bu

tavrın Allah katında mükafat görecektir lakin bu mesele benimdir karışma’’der.Orada bulunan

Hz.Ebubekir Ukkaşeye seslenir ‘’Ey Ukkaşe peygambere vurma ama benim sırtıma bin kırbaç vur

yeterki ona dokunma der’’ efendimiz aynı sözleri Ebu bekirede söyler.Hz. Ali,Haydar-ı kerrar ayağa

kalkar ve kükrer ‘’Ey Ukkaşe Ben Ali’yim savaş meydanlarının Arslanıyım buda Zalfükardır böyle bir

şey karşısında seni sağ bırakmam dediğinde Ukkaşe efendimize bakar ve efendimiz ‘’Dur ya Ali bu

benim borcumdur karışma’’Baktılar olmuyor daha yaşları küçük İki cihan çiçeği efendimizin göz

nurları Hasan ve Hüseyin gelip ‘’Ukkaşe amca dedimize vurma bize vur o hasta ‘’dediklerinde Ukkaşe

ağlar efendim etki altında kalıyorum der’’ efendimiz Hasan la Hüseyini alıp koklar ‘’Siz Allah katında

ne kadar azizsiniz’’ der ve karışmamalarını söyler.Ukkaşe kıssas’ı uygulamak için kamçıyı alır ve

‘’Efendim benim sırtım açıktı sizde açarmısınız der’’ o sırada Hz.Ömer kılıcını çeker ve gür bir sesle

YETER diye bağırır bu kadarına tahammül edemem der.Efendimiz eliyle sakin olmasını işaret eder.

Peygamber Efendimiz Bilal’e sırtını açmasını söyler çünkü kendisinde derman yoktur,herkes ağlar

yalvarır Ey Ukkaşe yapma Allah aşkına yapma diye Ukkaşe kırbaçı eline alır tam Peygamberin sırtına

vuracakken kamçıyı yere atar ve efendimizin sırtındaki mührü öper ona sarılır,koklar ve ağlayarak

‘’Anam babam size feda olsun ya resulallah ben nasıl size kıyarım ben kendi amelimle belki cennete

girerim ama sizin le aynı yerde olmayabilirim şüpesiz ki bu mührü öpen dudakları rabbim ateşte

yakmaz bir daha sizi göremem diye böyle bir şey yaptım’’ dediğinde herkeste bir şaşkınlık ve

hıçkırıklar yükselir bunun üzerine efendimiz Ukkaşeyi işaret ederek ‘’Kim cennetteki arkadaşımı

görmek istiyorsa Ukkaşeye baksın’’ der.Tüm sahabeler Ukkaşeye sarılıp ‘’Ey Ukkaşe sen ne kadar akıllı

bir adamsın bak nelere ikram edildin keşke senin gibi olabilseydik’’ der.İşte bağlılığın ve Biatın en üst

seviyesi bende acizane şu duayı ediyorum hep birlikte amin diyelim ‘’Ey rabbim biz efendimizi

göremedik ama onu çok seviyoruz bizi mahşer günü onun sancağı altında kevser havuzunun orda

onunla buluştur.Onun peygamberlik mührünü öpmeyi bize nasip eyle.Ukkaşe ve tüm oradakilerin

başta efendimiz (sav) in şefaatine bizleri nail eyle.

İsmail Gürol Uğurlu

İnşaat Yüksek Mühendisi



Bu yazı 267 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI