Cumhuriyet Fazilettir
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
M.Emin BİÇEROL

M.Emin BİÇEROL

Cumhuriyet Fazilettir

22 Ekim 2016 - 11:43

Türkiye Cuhuriyeti Devletinin 93. kuruluş yılı ulusumuza kutlu olsun. Türk Ulusu olarak, bu kutlu güne kavuşmanın derin heyecanı içinde olmalıyız. Zira Cumhuriyete 90 yıllık REKLAM ARASI diyen nankörlere rağmen. 

Bugün dünyanın "HASTA ADAM" olarak nitelendirdiği bir imparatorluğun küllerinden Atatürk "EN BÜYÜK ESERİM" dediği çağdaş Türkiye Cumhuriyetini yaratarak Türk Ulusu'na armağan etmiştir. 

Cumhuriyet, Halkın yönetimini esas alan bir yönetim şeklidir. Cumhuriyet yönetiminin temelinde bireylerin kendilerini temsil edecek olanları özgürce seçme düşüncesi vardır. 

Yüzyıllarca tek adam yönetimi altında yaşayan, göstermelik meclisler seçen bir ülkenin Cumhuriyet yönetimine geçmesi en BÜYÜK DEVRİMDİR. 

Cumhuriyet yönetiminin kağıt üzerinde kalmaması, şekilden ibaret bir rejime dönüşmemesi, o ülke bireylerinin elinde ve sorumluluğunda olan bir durumdur. 

Türk ulusunun her bireyi Cumhuriyet rejiminin sadece oy verme işleminden ibaret olmadığının bilincinde olmalıdır. Cumhuriyet seçilen temsilcilerin denetlendiği, seçilenlerin halktan aldıkları yetkiyi nasıl kullandıklarının takip edildiği rejimin adıdır. 

Cumhuriyet çağdaş bir yönetim biçimidir ama, aynı zamanda çağdaş ve bilinçli yurttaşlar tarafından sürdürülebilir bir yönetim şeklidir. Ulusun bireyleri olarak bu gerçeğin farkında olmalı, Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkmalıyız.

Bugün geldiğimiz noktada ; Cumhuriyetin nimetlerinden yararlanarak rüyalarında bile göremeyeceği mevkilere gelen tarih bilincinden yoksun, HACI BEKTAŞ-i VELİ'nin "EN BÜYÜK KÖRLÜK, NANKÖRLÜKTÜR" sözlerini doğrulatan, yöneticiler yüzünden Cumhuriyet Türkiye'si zor günlerden geçiyor. Karatı düşük siyaset cambazlarının doymak bilmeyen ihtirasları nedeni ile ülkemizde sıkıntının biri bitiyor, diğeri başlıyor. Daha yakın zamanda 15 Temmuz 2016'da iktidarın aymazlığından, gafletinden yararlanan, FETÖ adı verilen terör örgütünün darbe girişimine tanık olduk. Türk Ulusu'nun vatansever evlatları Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün sözlerini hatırlayarak, "SÖZ KONUSU VATANSA GERİSİ TEFERUATTIR" diyerek sivili askeri polisi direnerek darbeyi başarısız kıldılar. Şehitlerimiz, gazilerimiz oldu. Ulusça bu kahramanlara karşı minnet ve şükran duyguları içerisinde olmalıyız. 

Bugün ülkemizde yaşananlar karşısında ne yapmalıyız.? DÜŞÜNMELİYİZ ! Cumhuriyet ve Atatürk felsefesi, Türkiye Cumhuriyeti Devletini İslam aleminin yıldızı yaptı. Bunun başlıca nedeni Laik bir düzende yaşıyor olmamızdır. Bizim dışımızdaki Müslüman ülkelere bakınız, Din ve mezhep temelinde yönetildikleri için orada yaşayan halklar birbirlerini hemde ,"ALLAH-Ü EKBER" diyerek öldürebiliyorlar. Bakın Ortadoğu ve Afrika'daki ülkelerin haline. 

Bu durumda, bugün bizi yönetenlerin narkotik etkisi yüksek söz ve tutumlarını anlamaya çalışmalıyız. Bize anlatılanlara kolayca inanmamalıyız. Allah insanı akıl denen yetiyle donatmış dünyaya getirmiştir. Sen yalnız aklına inan ve güven. Seninde aklının bulunduğunun farkında olarak yaşa ki, insan olduğunu anlayasın. Aksi halde sen nesin ? hiç düşündün mü..! 

Ülkemiz bugün toplumsal ahlak eurovizyon yaşamakta. Bu durumun bir sonucu olarak ülkemiz insanlarında ahlaki bir çöküş yaşandığı bir gerçektir. Bu durumun sonucu olarak içimizden devlet adamı çıkaramıyoruz. Ağzımızdan çıktığı gibi, "işimiz Allah'a kalıyor"  kaderine teslim bayrağı çekenlerin sayısı çok olunca, Nemelazımcılık alıp başını yürüyünce, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diyenler çoğalınca, siyasi fırıldakların "Döneklikte, İftirada, Hırsızlıkta, Yalan söylemekte" gösterdikleri ustalık parmak ısırtacak türden oldu ki-çalıyorlar ama ucundan bize de veriyorlar- diyebilen ahlak seviyesi dip yapmış vatandaşlar çıkıyorsa ve büyük yığınlarda bu vahim söylemi yadırgamıyor, olağan karşılıyorsa çürümüşlük böyle bir şey olsa gerek. Türkiye Cumhuriyetini bekleyen asıl tehlikede burada..

Süleyman Nazif diyor ki; "VATAN SIHHAT'E BENZER, DEĞERİ KAYBEDİLİNCE ANLAŞILIR."  Dileğimiz aklımızı başımıza alıp, vicdanlarımızın sesini dinleyerek, Cumhuriyetimizi tehlikelere karşı koruma refleksi içinde olalım. Aksi halde çok geç olabilir. 

Gelin hep birlikte Atatürk'ün yolundan gidelim. Cumhuriyetimizin O'nun demiyle payidar olması için düşünelim, sorgulayalım. Nemelazımcı olmayalım. Çocuklarımıza, torunlarımıza daha güzel yaşanası bir Türkiye için sorumluluklarımızın bilincinde olarak  yaşayan yurttaşlardan olalım. 

Bu yazı 2516 defa okunmuştur .