HAYALDEN UZAK,GERÇEKÇİ LİDER ATATÜRK !
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
M.Emin BİÇEROL

M.Emin BİÇEROL

HAYALDEN UZAK,GERÇEKÇİ LİDER ATATÜRK !

02 Kasım 2016 - 13:03

Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının üzerinden 78 yıl geçti.
20. yüzyılın en muazzam olayını yaratan Ulu Önderimizi yüceliğini kalplerimizde duyarak, hissederek bir defa daha rahmet ve minnetle anacağız.

   Atatürk,bir fani için kısa sayılacak ömründe ,eşsiz dehası ile ulusumuza güvenerek ve yalnız ona inanarak kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devletinin en İleri uygarlık düzeyine taşıyacak temelleri atan insandır.
   O, bütün çalışmalarında Türk Ulusunun eşsiz değerine ve büyüklüğüne beslediği kesin ve içten inancına göre davranırdı.

   Bu inancın doğal bir sonucu olarak Atatürk,her başarıdan doğan onurun ulusuna ait olduğunu sayan mütevazi bir insandı.   

O’nun ağzında Arıburnu, Anafartalar,Sakarya, Dumlupınar birer Türk zaferiydi. Bu zaferlere Fransa’da Olduğu gibi “NAPALYON ZAFERLERİ” biçiminde “ATATÜRK ZAFERLERİ” denilmesini  hoş karşılamaz, Türk’ün zaferleri olarak görülmesini isterdi.

    Türklüğü ve arkasından gelen İslam dünyasının, geçmişin zamana uymayan hurafelerle bozulmuş inanç, gelenek ve göreneklerinden kurtaran devrimler için “ATATÜRK DEVRİMLERİ” denilmesini de iyi karşılamaz, “TÜRK DEVRİMLERİ” diye düzeltirdi.
    Karanlık günlerin acıları içinde Türk ulusuna, özlemle beklediği aydınlığı O getirmiş, gelişip güçlenmesi için en doğru yolu O göstermiştir.
    Atatürk, Birinci Dünya Savaşının dev galiplerine karşı, sıra sıra savaşlardan yorgun çıkmış bir ulusun, kendi bağımsızlığı için sonuna kadar savaşmayı göze alarak, mutlaka zafere ulaşacağını nasıl görmüş ise; boş hayaller peşinde zaferini heba etmemeyi de öylesine bilmiştir.

    İŞTE ATATÜRK’ÜN GERÇEKÇİ YÖNÜ: “Milletime şunu da ihtar ettim ki, kendimizi cihanın hakimi zannetmek gafleti artık devam etmemelidir. Hakiki mevkimizi, dünyanın vaziyetini tanımakta ki gafletle, gafillere uymakla, milletimizi sürüklediğimiz felaketler yetişir. Bile bile aynı faciayı devam ettiremeyiz”  
Yine 1921'de, hayalperest ve maceraperest davranışlardan milletin neler çektiğini tahlil eden bir konuşmasında şöyle diyordu; "EFENDİLER, BU MİLLET SEHBAY-I İDAM (idam sehbası) KARŞISINDA BULUNDURAN FİİLLERİN VE HAREKETLERİN MENŞEİ HAYALDİR, HİSSİYATTIR."
İşte, ateşli ruhunu serin kanlı düşünüşü ile bağdaştıran Ata'nın gerçekçiliğinden bir örnek daha.."MİLLETİMİZ ASIRLARCA BU BOŞ NOKTA-İ NAZARDAN HAREKET ETTİRİLDİ. FAKAT NE OLDU ? HER GİTTİĞİ YERDE MİLYONLARCA İNSANIMIZI BIRAKTIK. YEMEN ÇÖLLERİNDE KAVRULUP MAHVOLAN ANADOLU EVLATLARININ MİKTARINI BİLİYOR MUSUNUZ ? SURİYE'Yİ MUHAFAZA ETMEK İÇİN, MISIR'DA BARINABİLMEK İÇİN NE KADAR İNSANIMIZ TELEF OLDU, BUNU BİLİYOR MUSUNUZ? NETİCE NE OLDU GÖRÜYOR MUSUNUZ?" 

Yeni Türkiye halkının, artık kendi hayat ve saadetinden başka düşüneceği bir şey yoktur. Başkalarına verilecek bir zerresi kalmamıştır. 

ATATÜRK, DOĞMALARDAN DEĞİL, HAYATTAN İLHAM ALAN LİDERDİ. Lider Mustafa Kemal, Kurtuluş savaşını başlatmak için Anadolu'da bulduğu her aydını, ilişki kurduğu her askeri, memuru, aşiret reisini, mollayı, eşrafı, şeyh'i, hocayı bir dava etrafında birleştirirken, bunlar bana lazım demeseydi ölü toprağı serpilmiş vatanda o büyük direnci, onur duyduğumuz o eşsiz direnişi yaratabilir miydi ? 

İnsanın neleri göze alarak lider olabileceğini, Mustafa Kemal'i tarih sahnesinde seyrederken anlaşılıyor. Türk Ulusu olarak bugünkü liderlerden birer Mustafa Kemal olmalarını beklemiyoruz. Zira bu bir ÇAP meselesidir. Ama, Mustafa Kemal gibi sabırlı, akılcı, insanımızı ve toplumumuzu bilen, insan onuruna düşkün, değer yargılarımızı koruyucu, bilgili, tecrübe de olmadıkça kimse liderliğe soyunmasın. Türk toplumu kişisel şımarıklıkların oyun tahtası değildir.  

Ülke olarak bugün zor şartlardan geçerken, ulusumuzun bu zor günlerinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün uygarlığa açık, pratik ve gerçekçi düşünceleri, sonsuza kadar uygulanabilme yeteneğine sahip ilkeleri, bizleri bu zor günlerimizde her türlü bunalım ve engeli aşarak zafere götürecek güçtedir. 

Şu son yıllarda ülkemizde sıkıntının biri bitiyor, diğeri başlıyorsa, bu durumun nedenlerini anlayabilmek için birilerinin "SİZ DÜŞÜNMEYİN ANLAMAYA ÇALIŞMAYIN, BİZE İNANMAYA DEVAM EDİN" Sözlerinden sonra binlerce yıldır "NADASA BIRAKTIĞIMIZ" aklımızın olduğunu hatırlayarak olan biteni anlamak için Osmanlı ve Cumhuriyet tarihini çeşitli kaynaklardan okumalı ki, günümüz liderlerinin Çapının ne olduğunu, kalibrelerini ölçebilelim.

Rahmetli Uğur Mumcu'nun ifade ettiği gibi "Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi, olunamayacağını" bilmez isek yanlış düşünceler içerisinde yaşar, göçer gideriz bu dünyadan..  Bu düşünceler iledir ki ulusumuz Atatürk'ün çizdiği yoldan ayrılmamalı, O'ndan başkasına inanmamalı, ilkeleri ve eserlerini daima bu inançta yaşatmalı ve korumalıdır. 

Bu yazı 3178 defa okunmuştur .