MEDENİYET DEDİĞİN TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR
Reklam
Reklam
Reklam
M.Emin BİÇEROL

M.Emin BİÇEROL

MEDENİYET DEDİĞİN TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR

05 Şubat 2016 - 15:54


     Türkiye Cumhuriyeti'nin  kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk,"Dünyada her şey için,en gerçek kılavuz bilimdir, fendir. Bilim ve fennin dışında kılavuz aramak cehalettir, sapkınlıktır" derken, biz ne yaptık. Batının yaldızlı şekiller içinde sunduğu maddi ve cinsiyet hayatının cazibesine kendimizi kaptırdık.
      Avrupanın teknolojisini alacak yerde moda rezaletlerini ,milli birliğimiz ve dinimizle uyuşmayacak aşağılık taraflarını taklit ettik.
Oysa çalışmlalarımız batının bilim ve fennini almak, hatta onu geçebilmek yönünde olmalıydı. 
Çağdaşlaşma yolunda örnek alabileceğimiz millet Japonlar olabilirdi. Japonlar, Avrupa uygarlığının bütün güzelliklerini aldılar , her milletin devam ve bekasının temeli olan milli gelenek ve göreneklerini muhafaza ettiler. Japonya batı uygarlığından istifade ederken, her türlü maskaralığı kapısından içeri almadığı içindir ki, bugün ki refah toplumu çağdaş toplum oldu. Bilim ve fende geldikleri seviye ortadadır. Dünya çapında markalar yarattılar. Biz ise. .? 
Bilmemiz, hatırlamamız gereken husus her milletin çağdaşlık yolunda ayrı yolu takip etmesi hususudur. İnsanoğlunun ulaşmak istediği en ileri amaca yükselebilmesi için tutacağı yol, her millette ayrı ayrıdır. Çünkü milletlerin ruhundan kopan öz ve yetenekler farklıdır. Bu konuda İngiltere'de eğitim gören fakat ülkelerine hizmet etme azminden ölümün bile döndüremediği Hintli müslüman gençleri örnek göstermek pekala mümkündür. Son çeyrek yüzyılda Hindistan'ın bilim ve teknikte ortaya koyduğu hamlelerde, özellikle yazılım programlarında gösterdiği performans hayranlık uyandırmaktadır. Bu gelişmeler sayesindedir ki Hindistan dünyanın ilk on ekonomisi arasına girme başarısını göstermiştir.
Batı uygarlığını maymunvari taklit ettiğimiz için ve bunu marifet saydığımızdan benliğimizi kaybetiğimiz gibi, bizi biz yapan değerlerimizi bozuk para gibi harcadık. 150 yıldır sürdürdüğümüz batılılaşma çabalarımıza rağmen, gerçek anlamda batılı olamadık. Bu halimiz ile ne İsa'ya nede Musa'ya yarandık. Bugün ki dünyada yanlızlığı oynamamızın nedeni, batıdan istifade ederken şahsiyetimizi unuttuk, varlığımızı yabancı temeller üzerine kurma yanlışlığına düştük. Değerlerimizden kopup yozlaşınca uygarlık yarışında geldiğimiz nokta,, geri kalmışlıktan çıkmaya çalışan millet görüntüsünü vermek oldu. Bilim ve fen alanında katettiğimiz yol ortada. Bu alanda uluslararası arenada sergilediğimiz performans iç açıcı değil, ancak ümitsiz olmayalım. Son yıllarda ümitvar olmak için yeterli sebepler ışıldıyor. 
Biliyor ve görüyoruz ki Irak ve Suriye'de etnik ve dinsel temelde ( mezhepler) kirli bir savaş var. Ortadoğu bataklığından, özellikle Suriye ve Irak'taki iç savaştan kaçan müslümanlar. Ülkemize kitleler halinde sığınıyor. Onlara kucak açıyoruz. Her türlü insanı yardımı yapıyor devletimiz ve milletimiz.  Şefkatini esirgemiyor.  İnsanlığımızı cümle aleme gösteriyoruz. Batı ne yapıyor? ülkelerine sığınmak isteyen mültecilere sınırlarını kapatıyor, mültecilerin denizde botlarını batırıp ölüme gönderiyorlar. Batının televizyonlarda sergilediği vahşete ne demeli ?
İnsan emeği ve kanını emerek zenginleşen sömürgeci batının gerçek yüzünü görünce şairin dediği gibi "MEDENİYET DEDİĞİN TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR" 'ı bize uygulamalı gösteriyorlar.
Ocak ayı içinde bin zengin insan ve ailenin, dünya nüfusunun yarısına yakın, yaklaşık  3 buçuk milyar insanın ekonomik birikimine eşdeğer bir zenginliğe ulaştıklarını zenginler kulübünün İsviçre'nin Davos kasabasındaki toplantılar sırasında konuşmacıların yaptıkları sunumdan öğrendik. Uçurum bu kadar derin olunca, dünyamızda barış ve huzurun insanlıktan uzaklaştığını, bu gidişle, yakın bir gelecekte bir dünya savaşının (3.dünya savaşı) çıkacağı ihtimali insanlığın gündeminde olacaktır. "Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kapar" atalar sözünde olduğu gibi. 
Dünyamızdaki gelir adaletsizliğini gösteren bu uçurum aklıma HERAKLİT'in "Adaletsizliği, bir yangından daha çabuk önlemeliyiz" sözlerini getirdi. 
Ülkemiz bankalarından 800 milyar lirayı bulan mevduatın %51, 12 bin hesapta, kalan %49'u 55 milyon hesapta bulunuyor. Gazeteler yazdı. Söyleyin bakalım şimdi siz bana değerli okurlarımız. Bu tablo, bu gelir adaletsizliği karşısında "Kaderde, kıvançta, tasada" nasıl bir olacağız. ? 
NE VARSA KOÇ AİLESİNDE VAR !
Ali Koç, bir konuşmasında "Geleceğimden, çocuklarımın geleceğinden endişeliyim. Kapitalist ekonomik politakaların sorunları artırtıdığını gidilen bu yolun sonunun karanlık olduğunu, sistemin sorgulanması gerektiğini, hatta ortadan kaldırılmasının zamanın gelip geçtiğini" söyleyebilme erdemine ulaşmış bir isimdir. Nitekim bu aileden Mustafa Koç'un cenazesinde Koç Holginge bağlı şirketlerde çalışan işçilerin taşıdığı "Mavi gözlü iyilik meleği patron" pankartı altında işçilerin ağladığı görüldü.
SON SÖZ;
İnsanı, insani duygular ile beslemek için bilim ve fende çare olamıyor. Sevgi görmeyen insanın, insanı sevmek, doğayı sevmek, hayvanları sevmek gibi yüce duygulara ulaşamadığı gerçeği ile yüzleşmek zorundayız. 

Bu yazı 2705 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum