POLİTİKA AHLAKI
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
M.Emin BİÇEROL

M.Emin BİÇEROL

POLİTİKA AHLAKI

27 Şubat 2016 - 10:51

Yurdumuz son yıllarda kıyasıya dövüşme alanı haline geldi.İkiye bölünmüş bir toplum olduğumuz apaçık ortada.
   Bu memlekette yalnız sağduyu, yalnız akıl egemen olsaydı bu kavgaların hiçbirinin olmaması gerekirdi.Nedir hep birlikte istediğimiz, daha doğrusu istememiz gereken?.Bunun ayrı ayrı yolları olmaması gerekirdi.Oysa ki bugün memleketimizde tek kavga var.Atatürk’ten yana, ilerilikten yana olanlarla Atatürk’e karşı olanlar, geriliği tutanlar arasında.Bu memleketin huzur içinde kalkınması, hepimizin en candan dileği olmalı değil mi? Peki nasıl oluyor da, ülkemizde yaşayan insanların büyük bir bölümü, kendi yararlarına karşı bir tutumun taraflısı olabiliyorlar?
Bu mantığa sığmaz olayın başlıca sebebi biliyoruz ki cahilliktir.Yani bilgiden hakettiği payı alamamış büyük bir kısım vatandaşımız, kendi yararlarını çiğnediklerini hiç fark etmeden gerici propagandaların ağına düşmüş, sürükleniyorlar.Bu propagandaları kim yürütüyor? Bir kere o gerici propağanda ülkemiz için yeni birşey değil.Yüzyıllardan beri, sömürenlerin sömürdükleri kişileri uyutmak ve avutmak için bulmuş oldukları tek çıkar yol.Bugün de sömürenler, çıkarları uğruna aynı gerici propağandayı yürütüyorlar.Bunların büyük bir kısmı aldattıkları halk kadar cahil.Ancak bilir kişi olduklarına inandırabilmişler kitleleri.Halkı avuçları içine almayı başarabilmişler.
   Bir de bunların dışında bir aydınlar zümresi var aynı propagandayı yürüten.Bunlar demokrasiyle birlikte türediler mantar gibi.Demokrasi madem ki halkın oyu üzerine kurulmuştur.Madem ki halk oyunun oldukça önemli bir çoğunluğuda gerici düşüncelerle beslenmiştir, şu halde bu görüşte olan kişilerin oylarını kazanmak için, onlardan görünmek, onlar gibi düşündüklerine çevrelerini inandırmak gerekir.İşte demokrasiden yani, 1946’dan bu yana aydınlar arasında türeyen, sayıları şaşılacak şekilde artan aydın görünümlü gerici kişiler, sadece bu noktadan yola çıkmış kişilerdir.Ben bunlara ekşi maya aydınlar diyorum.Bu gerici aydın görünümlü kişiler arasında günümüzde milletvekilleri, akademisyenler, valiler, kaymakamlar, müşteşarlar, genel müdürler, dış işleri mensupları, sanatçılar, spor adamları, iş adamları vb.
   Bir ruh çarpıklığı sonucunda her doğruya karşı gelmeye iç yapılarınının sürüklediği kişileri bir yana bırakacak olursak, gerici aydınlar, ya hiçbirzaman gerçek aydın olamamış kişileridir, yada çıkar düşünceleri, kazanç hırsları, içlerindeki her türlü doğru düşünceyi susturacak kadar güçlü olan insanlardır.
   Aydnlar arasında Anayasanın, yalnız kendi yararlarına olan nimetlerini benimseyip, kendi zararlarına saydıkları buyruklarını ıska geçebileceklerini sananlar, anayasayı çiğnemenin sakıncaları üzerinde düşünmelidirler. 
   Hele birisi var ki anayasayı paspas yapıp çiğniyor, anayasayı çiğnemediğini söyleyip dolu dizgin gidiyor kendi mechulüne.
   Partilerimiz içinde ikiyüzlü tutum bu güne kadar görülmemiş oranlara yükseldi ve seçimlerden sonra tabiatı ile meclisin içine doldu.
   Yasama organında ahlak cephesini temsil eden kişiler, çoğunluğu ellerinde tutarak gidişimizin anayasa dışı ve ona karşı bir yöne çarpılmasını önlüyebilecek midir?
   Çünkü bu yöndeki başarısızlık, demokrasinin bir sürede olsa memleketimizde iflası ile sonuçlanacak olursa bunun cezasını ise, yalnız demokrasi davasına ihanet edenler değil, topyekün bütün ulus çekecektir. 
   Yaşayışımızın, şehirlerimizin, sokaklarımızın pisliğine alıştık ama, politika hayatımızın çıkardığı iğrenç kokulara bir türlü alışamıyoruz. 

Bu yazı 2710 defa okunmuştur .