Gelecek Partisi Akhisar İlçe Başkanı Yaşar Artar basın açıklaması yayımladı. İşte Artar’ın o açıklaması:
“Siyasi partilerin kadroları, bize Türkiye için nasıl bir düzen hazırlandığını gösterir... Yani elde yeteri kadar delil vardır. Baksanıza adam "Biz 100 yıllık cumhuriyeti değiştireceğiz" diyor... Bu, ABD'nin de hedefi değil midir? Graham Fuller'in yazdığı "Yeni Türkiye Cumhuriyeti" adlı kitaptaki hedefleri, AB'ye üyelik süreci ve çözüm süreci sırasında tek tek yerine getiren AKP iktidarı değil midir?
100 yıllık cumhuriyeti değiştirecekmiş... Ne yapacaksınız Türk Cumhuriyeti'ni? Ermeni Cumhuriyeti mi?
Güvenlikçi politik tablo dışında, Erdoğan, Anayasa'ya aykırı olduğunu bile bile üçüncü defa Cumhurbaşkanı adayı gösterildi... Diploma konusunda yapılan açıklamalar, soru işaretlerini daha da artırdı. Şimdi "diploma üniversitede saklanıyor" deniliyor! Türkiye devletinde kimin diploması üniversite de saklandı bugune kadar?
Hazırlanan diploma üzerindeki dekan beyin imza tarihinde dekan olmadığı, bir yıl sonra göreve başladığı göze çarpıyor. Bunun dışında mezuniyet defterindeki diğer öğrencilerle aralarındaki yaş farkı. Baştan sona şaibe kokusu olan diploma mevzusu yine Millet ittifakı iktidarında ele alınacak konuların başında gelmektedir. Bu konu 15 Temmuz Darbe kalkışması gibi araştırılması gereken önemli konulardan biridir. Her ikisi de ülkemiz insanını khk'larla ayrıştırdıktan sonra terörist damgası yapıştırıldığı zulum ve talan düzeninin devamına zemin yaratmıştır.
DEPREM!
Devlet dediğimiz siyasi organizasyon, millet için vardır.On üç buçuk milyon vatandaşımızın yaşadığı deprem bölgesinde de tüm vatandaşlarımız özlemle ve can havliyle devletine seslenmiş, devletinden yardım ve destek istemiş, devletinden başka kimseden istekte bulunmamıştır.O güne kadar vatandaşlık görevini yapan, vergi veren, üreten vatandaşların çok doğal hakları idi bu istekleri.'Devlet nerede?' demek, depremde göçük/enkaz altında kalan depremzedelerin, orada devletini aramasıdır.
Sayın Erdoğan ve Sayın Bahçeli tehdit ve küfür dilini alışkanlık haline getirdiler. Kendilerine karşı yaygınlaşan güvensizliği devlete güvensizlik gibi göstermeye çalışıyorlar. Böylece kendilerine yönelen eleştirilerin önünü keseceğini zannediyorlar. Vatandaş, iktidarın yıllardır toplanan deprem vergilerini amacına uygun harcanmadığını biliyor.. Bütün vatandaşlar, depremin ilk anından itibaren, devletin sahip olduğu imkân ve kabiliyetin, özellikle ordunun zamanında kullanılmadığını görüyor. Bundan dolayı kimse devleti veya devletin kurumlarını suçlamıyor ki... Devleti ilk iki gün harekete geçirmeyen iktidar suçlanıyor!
Koordinasyon bozukluğu yaşanmıştır ve hâlâ giderilememiştir. Hâlâ hiç ulaşılamayan, hiçbir arama yapılmayan enkazlar vardır. Devlet Bey, "enkazların üstünde tepinenler"den söz ediyor. Enkazların üzerine iş makinelerini sürmek nedir peki? İş makinesi çalışırken hareket eden bir el görünüyor ve elin sahibi olan kadın sağ kurtarılıyor... Kadının vücudu parçalanabilirdi oysa...Kaldı ki iktidar, deprem bölgesinde 294 bin binaya imar affı çerçevesinde yapı kayıt belgesi vermiştir. Şehirlerin enkaz haline dönüşmesinin sebeplerinden biri de bu değil mi?
TÜRK MİLLETİNE VE ÇAĞDAŞLIĞA KARŞI MÜLTECİ POLİTİKASI
Bugünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti, nasıl bir kadro tarafından yönetiliyor?
Türkiye Cumhuriyeti devletini ortadan kaldırıp, yerine CIA yetkilisi Graham Fuller'in teorisini yazdığı "Yeni Türkiye Cumhuriyeti" kuracağını söyleyenler tarafından yönetiliyor değil mi?
İktidarın, ülkeye yabancıları doldurmaktaki asıl hedefi de nüfus yapısını değiştirerek, Türklüğün hakkından gelmektir.Devletin gözetimindeki bir üniversitede, devletin temel niteliklerini yok etmek için tez yazılıyor... Tezi yazan da Maliye ve Hazine Bakanı'nın kardeşi... "Laik sistemler Allah'ın razı olmadığı sistemlerdir ve 'tâğut' kavramına dahildirler. Bu yüzden reddedilmeleri imanın gereğidir." diyor.Bu uydurma din anlayışıyla, millî, demokratik ve laik devleti yıkmak, yani Türk devletini yıkmak, imanın gereği olarak gösterilmiş oluyor...
Ekonomik, sosyal ve siyasi çöküşün yaşandığı Neo Pompei zamanlarda deprem gerçeğimizde 1000 yılın meydan okuması için gün sayan abd'ye karşı yürütülen çok yüzlü politikanın sonuçları korkarım ki yen bir İSTİKLAL SAVAŞINI zorunlu kılacak.
Türkiye'nin, PKK'nın Suriye kolu olan PYD'yi Suriye'nin kuzeyinden çıkarmak gibi bir hedefi vardı, artık yok! Erdoğan, "30 kilometre derinlikte sınır boyunca tampon bölge kuracağız" diyerek hedefi açıklamıştı. Şimdi o hedef nerede?
ABD, Suriye'nin kuzeyinde bir garnizon devlet kurmakta kararlı... Milyonlarca Suriyeli, bu sebeple Türkiye'ye sürüldü. Hem bölge boşaltılmış oldu hem de Türkiye'nin nüfus yapısı değiştirildi. Yetmedi, Afgan ordusunun askerleri ve Pakistanlı gruplar da kitleler halinde sınırlardan içeri alındı, alınıyor...Sahi, ABD, Türk Milleti'nden son bin yılın intikamını almak istiyorsa ki durum onu gösteriyor, iktidar, başından beri neden ABD projelerine hizmet ediyor?
Son söz:
Milli ve yerli iddiasındaki Akepe hükümeti 21 YILDA Türk tarihinin en büyük güvenlik ve ekonomik sorunuyla ülke insanının belini bükmüştür.
Çözümsüz değiliz, çaresiz değiliz. Çare Türkiye Cumhuriyeti devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan her Türk vatandaşının aradığı adres, GELECEK PARTİSİNİN İÇİNDE OLDUĞU MİLLET İTTİFAKIDIR.
Yurtsever, laik, Atatürkçü, Milliyetçi, İnandığı değerlerin yaşanmasının teminatı muhafazakar kadrolara sahip Fedakar liderlerin yönetimindeki MİLLET İTTİFAKIDIR.
40 GÜN SONRA "SÖZÜMÜZ VAR ÜLKEMİZE BAHAR YENİDEN GELECEK"
Yaşar Artar:" SÖZÜMÜZ VAR ÜLKEMİZE BAHAR YENİDEN GELECEK"
Gelecek Partisi Akhisar İlçe Başkanı Yaşar Artar basın açıklaması yayımladı.
02 Nisan 2023 - 01:52
Bu haber 736 defa okunmuştur.





YORUMLAR