Bugün İYİ Parti olarak Akhisar Ovası'nın, Sazoba'nın, Beyoba'nın ve çevre köylerimizin geleceğini ilgilendiren altın madeni arama faaliyetlerine dikkat çekmek ve hemşerilerimizin sesine ses katmak için buradayız.
Burada söz konusu olan verimli tarım arazilerimizdir, su kaynaklarımızdır, kültürel mirasımızdır ve gelecek nesillere bırakacağımız Akhisar'dır.
Bu bölgeler yıllarca çölleşmeyle mücadele etti.
Devletin, sivil toplumun ve köylümüzün ortak emeğiyle yeniden yeşertildi.
Bugün aynı toprakların yeniden madencilik baskısıyla karşı karşıya bırakılmasını doğru bulmuyoruz.
Üstelik bu bölgede daha önce benzer girişimler yargı kararlarıyla durdurulmuştur.
Bu konu sadece çevre meselesi de değil, bir tarım meselesi aynı zamanda. Bu bölge, Akhisar Ovası'nın en verimli arazileri. 2017'de Akhisar Ovası büyük ova koruma alanı ilan edildi, tarımsal sit alanı oldu.
Uşak'ta altın madenciliğinin yer altı sularını nasıl sömürdüğünü gördük. Köylü için sulamanın bitmesi; toprağın tuzlanması, verimin düşmesi, çiftçinin üretimden kopmasıdır.
Tarım Bakanlığı tarımsal sit alanlarını böyle mi koruyacak?
Bu bölge aynı zamanda kültür varlıkları açısından da son derecede kıymetli.
Horasan erenlerinden Arap Tekke Dede ve Koca Bektaş Dede'nin izlerini taşıyan bu coğrafyada; Kemiklidere'de antik yerleşimler ve tümülüsler, Kumkuyucak ve Lütfiye'de arkeolojik sit alanları, Beyoba'da ise nekropol alanları bulunuyor.
Kültürel mirasımız madencilik faaliyetlerine heba edilemez!
Biz tüm bu süreci en başından beri adım adım takip ediyoruz.
Konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne taşıdık. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına; Kültür ve Turizm Bakanlığına; Tarım ve Orman Bakanlığına ayrı ayrı soru önergeleri verdik.
Her bakanlığın kendi görev alanındaki sorumluluğunu yerine getirmesini ve Akhisar'ın hakkını korumasını talep ettik.
Ayrıca bu soruna meclis kürsüsünden de iki kez dikkat çektik. İlgili bakanlıklara çağrıda bulunduk.
Tarım ve Orman Bakanlığından soru önergemize gelen cevapta, Devlet Su İşleri'nin maden faaliyetleri için çok açık şartlar koyduğu ortaya çıktı.
Sarıkız Su Kaynakları'nın korunması, hidrojeolojik rapor hazırlanması, yeraltı suyunun korunması ve su kalitesini bozacak faaliyetlere izin verilmemesi gerektiği resmi olarak ifade edildi.
İşte biz de bu resmi cevap üzerine dördüncü soru önergemizi hazırlayarak Bakanlığa yeniden başvurduk.
Bu kez, bu şartların sahada gerçekten uygulanıp uygulanmadığını, denetimlerin yapılıp yapılmadığını ve Akhisar Ovası'nın nasıl korunduğunu sorduk.
Bizim siyaset anlayışımız budur. Bir önerge verip konuyu kapatmıyoruz.
Gelen cevabı inceliyor, eksikleri tespit ediyor, yeni sorular soruyor ve sonuç alıncaya kadar takip ediyoruz.
Bu süreçte Akhisar Çevre Derneği başta olmak üzere bölgedeki vatandaşlarımızla sürekli iletişim hâlindeyiz.
Açılması planlanan davaları da yakından takip edeceğiz.
Hukuki mücadeleye de elimizden gelen her türlü desteği veriyoruz.
Biz yatırımın da üretimin de yanındayız. Ancak yatırım; hukuka, çevreye, tarıma ve insan sağlığına rağmen değil, bunlarla birlikte yapılmalıdır.
O nedenle madenciliğe kategorik olarak karşı değiliz.
Ancak tarımı, suyu, zeytini ve insan sağlığını tehdit eden; hukuki ve bilimsel denetimden uzak hiçbir faaliyete de sessiz kalmayız.
Devletin görevi doğal kaynaklarla ekonomik kalkınma arasında denge kurmaktır.
Bu denge bozulursa kaybeden yalnızca Akhisar değil, gelecek nesiller olur.
Bu nedenle Akhisar Ovası'nın, Sazoba'nın, Beyoba'nın ve Akselendi'nin yanında olmaya devam edeceğiz.
Bu toprakların geleceğini sonuna kadar savunacağız.
Bu proje iptal edilinceye ve kamu vicdanını rahatlatacak bir süreç işletilinceye kadar da mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Kaynak : Haber Merkezi
İYİ Parti'den Maden Tepkisi: "Akhisar'ın Suyu, Toprağı ve Tarihi Tehlike Altında!"
Bugün İYİ Parti olarak Akhisar Ovası'nın, Sazoba'nın, Beyoba'nın ve çevre köylerimizin geleceğini ilgilendiren altın madeni arama faaliyetlerine dikkat çekmek ve hemşerilerimizin sesine ses katmak için buradayız.
07 Temmuz 2026 - 17:30
Bu haber 839 defa okunmuştur.





YORUMLAR