ODALARDAN DOĞUŞA DESTEK
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

ODALARDAN DOĞUŞA DESTEK

Özel Doğuş Hastanesi yetkilileri Rames cafe & restoran´da basın mensupları ve oda başkanlarına yemek tertip etti.

ODALARDAN DOĞUŞA DESTEK

Özel Doğuş Hastanesi yetkilileri Rames cafe & restoran´da basın mensupları ve oda başkanlarına yemek tertip etti.

ODALARDAN DOĞUŞA DESTEK
25 Ekim 2019 - 20:58

Özel Doğuş Hastanesi yetkilileri Rames cafe & restoran´da basın mensupları ve oda başkanlarına yemek tertip etti. Düzenlenen yemek öncesi Özel Doğuş Hastanesi yeni yönetim kurulu üyeleri ve avukatları basın açıklaması yapıp dava süreci üzerine kamuoyuna bilgilendirme yaptı. Yapılan basın açıklaması ve yemeğin ardından oda başkanlarından bazıları tam destekle Özel Doğuş Hastanesinin yanında olduklarını dile getirdi. Hastane ve oda arasında sağlık bağını kuran anlaşmayı imzaladılar.

Avukat Doğukan Algan; “Öncelikle bugün bizi burada yalnız bırakmadığınız için teşekkür ediyoruz. Bildiğiniz üzere Doğuş Hastanesi 1990´lı yıllardan bu yana Akhisar halkına, çevre illere hizmet vermektedir. Özel doğuş hastanesi 250 kişiyi istihdam etmektedir. Ancak geldiğimiz noktada 60´a yakın çalışanımızı kaybetmiş bulunmaktayız. Hastanemiz bildiğiniz üzere 19 Haziran 2019´da bir yönetim değişikliğine uğramıştır. Değişiklik öncesinde yönetimde Ali Polat, Bülent İpek, Mehmet Ulusoy varken 19 Haziran 2019 tarihi itibari ile yönetime Özgür Kurtul, Bülent İpek gelmişlerdir. Bu tarihten sonra Özgür Kurtul ve Bülent İpek hastane bünyesinde gerçekleşen bazı hadiselere şahit olmuşlardır ve bazı eylemlerin varlığından haberdar olmuşlardır.  19 Haziran 2019 tarihi sonrasında bazı ortakların hastaneye karşı toplamı 9 milyon TL´yi bulan 6 adet icra takibi açtığı, bu takipleri yönetimleri döneminde kesinleştirdikleri öğrenilmiştir. Burada bir hususa dikkat çekmek isteriz.9 milyon TL´yi bulan icra takiplerine konu alacakları 2 doktor ve bir doktorun akrabası beyefendi 2 yıl içerisinde kazanarak hastaneye borç verdiklerini ve bunların reel alacakları olduklarını iddia etmektedirler. Bu altı dosyada dikkat çeken bir başka hususta ödeme emirlerinin hastanenin iki çalışanı tarafından tebliğ alınmış olmasıdır. Müvekkiller yönetime geldikten sonra hastane çalışanları hakkında yani bu tebligatları alan hastane çalışanları hakkında suç duyurusunda bulunmuşlardır. Bahse konu hastane çalışanları Cumhuriyet Başsavcılıklarına vermiş oldukları ifadelerle bu tebligatı almalarını Ali Polat´ın istediğini bu talimat çerçevesinde tebligatı alarak Ali Bey´e ilettiklerini ifade etmişlerdir. Bu husus dosyaların akıbeti açısından önem arz etmektedir. Neden? Çünkü dosyalarda alacaklı olarak görünen kişi ile tebligatı alan kişinin aynı kişiler olduğu diğer yönetim kurulu üyelerinin bu tebligatlardan haberinin olmadığı ve hastanenin 9 milyon lira gibi bir borç yüküyle karşı karşıya kaldığı ortaya çıkmaktadır. Aynı zamanda iddiamız odur ki; bu tebligatların usulsüzlüğü icra takiplerinin de usulsüz olduğu sonucunu doğurmakta ve borcun aynı zamanda ivedi bir şekilde oluşturulduğu izlenimini bizde ve Akhisar Özel Doğuş Hastanesi çalışanlarında oluşturmaktadır. Bu takipler üzerine çok sayıda suç duyurusu yapılmış ve aynı zamanda çok sayıda hukuk davası açılmıştır. Bildiğiniz üzere adalet sistemi uzun zamandır geç işlemekte, ağır aksak ilerlemekte ve sonuca etkili adımlar atmakta gecikmektedir. Bu sorun Akhisar´da da vardır. Varlığı devam etmektedir. Müvekkiller adalet istemini birçok mecrada birçok alanda birçok kişiye defalarca dile getirmiş olmasına karşın bu istemler karşılıksız kalmaktadır. Haliyle müvekkillerin sineyi milleti dönmekten başka halktan destek istemekten başka bir yolları kalmamıştır. Şimdiye değin çok sayıda dava, çok sayıda suç duyurusunda bulunmuş olmamıza karşın nedense bunların hiçbiri sonuçlanmamış bunlardan henüz bir sonuç elde edilememiştir. Gelinen aşama itibari ile hastaneye her gün icra memurları gelmektedir. İcra memurları hastanenin temel donanımlarını haciz etmeye çalışmaktadır. Bu donanımlar doktorlarımızın, sağlık çalışanlarımızın hastalara hizmet verdiği onları hayatta tutmaya çalıştıkları donanımlardır. Bakınız Akhisar Özel Doğuş Hastanesinin çocuk yoğun bakım gibi Manisa efradında hizmet veren bölümü bulunmaktadır. Bu bölümde zor durumdaki çocuklara hizmet verilmekte hatta Devlet Hastanesinden çocuklar bizim hastanemize gönderilmektedir. En son hastaneye gelindiğinde bütün bilgisayarlar haciz edilmeye çalışılmıştır. Bir hastanede yani özellikle düşünün ki biz 2019 yılındayız. Her şey dijital, bütün hastaların bilgileri kayıtları dijital tutuluyor. Bir hastanede bütün bilgisayarların haciz edilmeye çalışılması ne demektir. Ne anlama gelmektedir. Ne yapmaya çalışmaktadırlar. Örneğin bir hastanede Ultrason cihazlarının haciz edilmeye çalışılması ne demektir, ne anlama gelmektedir. Amaç bir borcun tahsil edilmesi midir? Bir hastanenin işlemez hale getirilmesi midir? Amaç Akhisar halkına zarar vermek midir?  Amaç pay sahiplerine zarar vermek midir?  Bu bir kısır çatışma mıdır? Yoksa burada yapılmaya çalışılan bir hastanenin varlığına onlarca çalışanın ekmeğine el konulması mıdır? Bunları kamuoyunun takdirlerine sunmaktayız. Bugün sizleri buraya davet etmemiz, sizlerle bu konuşmayı yapmamızın sebebi desteklerinize ihtiyacımızın olduğunu bilmenizi istememizdir. Madem adli teşkilattan madem idari yapıdan bir sonuç alamıyoruz.  O zaman Akhisar´daki meslek odalarının, Akhisar halkının Akhisar´a gönül veren yıllarca Akhisar´ın haberini yapan, Akhisar´daki kamuoyunu elinde tutan Akhisar halkının bilgilenmesini sağlayan siz değerli basın mensuplarının bizlere destek vermelerini, desteklerini bizden esirgememelerini talep ediyoruz. Bundan sonraki süreç kritiktir. Sizlerin emeği ve katkısı Akhisar Özel Doğuş Hastanesinin ayakta kalıp kalmayacağını belirleyecek tek şeydir. Bundan sonra adalet talebi adliyeye değil size yöneltilecektir. Haliyle siz değerli basın mensuplarının bu taşın altına elini koyması 160´tan fazla çalışanın ekmeğine ortak olması, onlara destek olması, onlarla birlikte bu mücadeleyi yükseltmesi gerekmektedir. Sizden Talebimiz kanatlarınızı kanatlarımıza katmanız, adalete doğru yürüdüğümüz bu yolda bizlerle birlikte olanızdır. Katılımınız, desteğiniz, varlığınız için teşekkür ediyor, hepinize saygılarımı sunuyorum.” Dediler ve gazetecilerin sorularını cevapladır.

BAHSETTİĞİMİZ ADALETE KARŞI GELMEK DEĞİL

Avukat Doğukan Algan ‘Bundan sonra adalet talebi adliyeye değil size yöneltilecektir.´ Sözlerine açıklık getirip “Bahsettiğimiz şey tabi ki adalete karşı gelmek değil. Adaletin tecellisi konusunda bize destek olmanızı sağlamaktır. Nasıl diyeceksiniz. Bildiğiniz üzere, bunu hepimiz biliyoruz. Bir iş davası açıldığında bu iki yılda sonuçlanıyor, nasıl olur? Falanca davası açıldı şu kadar yılda sonuçlanıyor nasıl olur? Şimdi burada yapılan tüm başvurular 160 kişiyi ilgilendiriyor. Bir kişiyi değil. Sadece 160 kişi olarak da düşünmeyin bu insanların her birinin bir ailesi var. 4 ile çarpın. Akhisar´da Akhisar Özel Doğuş Hastanesinden hizmet alan çocuğundan gencine yaşlısına kadar yüzlerce hatta binlerce insan var. Bunları temel alın. Bu hastanede her gün ameliyat yapılıyor, her gün doğum yapılıyor, her gün çocuk yoğun bakımda onlarca çocuk yaşatılıyor. Yani bu hastanenin etki tesir alanı çok geniş. Şimdi biz binlerce kişi adına başvuru yapıyoruz, diyoruz ki bu takipler usulsüz. Bunları dikkate alın, inceleyin ve Anayasa ne der? Elini vicdanına koyup kara ver, vicdanınla kara ver der ve vicdanınızla karar verin diyoruz. Bunları söylerken de biz eften püften şeylere dayanmıyoruz. Bu tebligatları alan insanların ifadelerine, reel kazançlara, silinen kayıtlara, ortaya çıkartılan usulsüz kazançlara dayanarak bunları söylüyoruz. Bilimsel görüşlere dayanarak bunları söylüyoruz. Şimdi eğer ki adli mekanizma bu sese, bu başvurulara kulak asmıyor ise toplumsal vakalarda olduğu gibi basın mensuplarının bir duyarlılık yaratması suretiyle adli mekanizmanın vicdanının dile gelmesini temin edebiliriz. Bahsettiğim şey tam olarak budur. Bahsettiğim şey tabi ki adaletin tecellisinin etkisine yönelik bir şey yapılması değildir. Bir hukukçu olarak, kaldı ki müvekkillerim bir yemine bağlı kalan doktorlar olarak böyle bir talep içerisinde değildir. Bir haksızlığa uğradıklarını düşünüyorlar ve bu haksızlığı en yüksek perdeden dile getiriyorlar çünkü yarın bir gün bu hastane kapandığında onlarda hepimizde dönüp orda ekmek yiyen 160 kişiye hesap vermek zorundayız. İşte şimdi pişman olmamak için şimdi konuşuyoruz.” dediler.

BASINDAN DESTEK İSTENMESİNİN TEMEL SEBEBİ

Basın desteğini almak istemelerinin üzerine Algan “Yasada engeli olmayan meşruiyeti olduğunu düşündüğümüz taleplerimiz var. Yani çok basit bir mantıklı basit bir şey soracağım size 2 yılda 2 doktorun 9 milyon gelir elde edip, hastaneye borç verdiğine inanıyorsanız zaten bizim yaptığımız açıklamaların bir anlamı yok demektir. Hayır, bunda bir şey olabilir diyorsanız, o zaman bir meşruiyetimiz var demektir yani bugün Akhisar´da çalışan yüzlerce kişi, doktorlar, hastalar buna inanıyorsa, icra memurları geldiğinde hastalar dahi gözyaşı döküyorsa bu hastan enin hali ne olacak diye soruyorsa maaşlarını geç almalarına rağmen onlarca doktor, yüzlerce işçi hala bu hastanede gece gündüz çalışmaya devam ediyorsa hiçbir talep olmamasına rağmen kamuoyunun önüne çıkıp biz bu hastanede çalışmak istiyoruz, bu hastane yaşasın istiyoruz diye basın açıklaması yapıyorlarsa bu talebin bir meşruiyeti vardır. Yargı konusuna gelince uzun süredir yargıya yönelttiğimiz talepler var ancak bildiğiniz üzere Akhisar´da az sayıda hakim var. Çok sayıda dosya var ve bu talepler arasında bir öncelik sırasının yapılmadığı kanaatindeyim. Genel aşama itibari ile de henüz bu girişimleri engelleyecek, somut bir karar verilmiş değildir. Temmuz´da yapılan başvuruya yani dosya üzerinden incelenerek karar verilebilecek, Temmuz ayında yapılan başvuruya Kasım ayı için duruşma günü verilmiştir. Şimdi düşününüz ki, her gün hastaneye hacze gelen icra memurları var. Temmuz´da yaptığımız başvuruya Kasım´da duruşma günü veriyorsunuz. Sıradan vatandaşlar olarak bunu cevaplıyalım. Bunun anlamı nedir? Burada bir kurumun, kamunun, sağlık hizmeti veren insanların menfaatleri, buradaki kamu menfaati mi temel alınmaktadır. Yoksa biz şuan üç kişinin her gün icra hastaneye gelmesi suretiyle hibelerimizin haczedilmesi suretiyle üç kişinin 9 milyonu ödemeye çalışması mı? Bunu hem sizin takdirinize hem de kamuoyunun takdirine sunuyoruz.” dedi.

ÇİFT İMZA KONUSU ÜZERİNE

Avukat Doğukan Algan hastanenin borçlanması sürecinde yönetim kurulunun çift imza gerekli konusunda “O dönem de bir icra kurulu oluşturuluyor. Hastane içerisindeki Ali Polat imzalı resmi bir belgeyle, icra kurulu oluşturuluyor. Bu icra kurulunda Ali Polat bütün çalışanlara yönelik bir sirküler yayınlıyor. Bunlar imzalı ve kamuoyuna daha önce sunulduğu için açıklıyorum. Bu belgede deniyor ki ‘hastaneye gelen tüm belgeler ve bilgiler sadece benim denetimimden geçecektir.´ Bu yönde bir belge imzalanıyor ve tüm çalışanlara dağıtılıyor. Halbu ki tüm çalışanlar, hastaneye gelen ödeme emirleri dahil olmak üzere tüm belgeleri o dönemin başhekimi olan Ali Bey´e yönetiyorlar yani bu süreçte bizim tespit edebildiğimiz kadarıyla Sait Bey´in herhangi bir bilgisi yoktur. Zaten olsa bugün işçilerin paralarını kendi cebinden ödemeye yönelik girişimde bulunmaz. Biz yönetim değiştikten sonra şöyle düşünün icra takipleri açılmış 3-4 ay dosyalarda hiç bir işlem yapılmamış, yönetimin değiştiği gün hacizler konulmaya başlandı, hacizlerin konulmasıyla birlikte İpek ailesinin ve Kurtul ailesinin olaydan haberi oldu.  Yönetim kurulunun imzası gibi bir işlem yok. Kişi tek taraflı bir işlem yapıp kendisi teyit alıyor. Yani şöyle düşününüz; bir kişi takip başlatıyor. Karşıya geçiyor ve takibi başlatan kişi yeyit alıyor. Çalışan kişinin yaptığından haberi yok sonradan haciz işleminin başlatılmasıyla ne yaptığının farkına varıyor.Bir laf vardır geiken adalet adalet değildir.Bizim talebimizin bir ay sonra karşılanmasının bizim tarafımızdan bir önemi yok, 160 kişi nazarında da bir öenmi yok.Şöyle düşününüz şu ana dek 60´a yakın çalışan hastaneden ayrıldı. Ücretlerinin ödenemediği gerekçesiyle, biz hiç bir çalışanımızı mağdur etmek istemiyoruz.Biz hepsiyle arabuluculuk yapıp taksitlendirmeye gidip alacaklarını ödemeye çalıştık. Yani yönetimin şuan ki algısı kimsenin mağdur olmaması yönündedir. Buradaki insanlar kendi ceplerinden verdiği parayı değil  şuan burada 160 tane çalışanı onların yüzüne nasıl bakacaklarını düşünüyorlar. Doktorlar aylardır herhangi bir ücret almadan fedakar bir şekilde çalışmalarını sürdürüyorlar ve beyanatları da şudur ‘biz haklıyız bu iş sonuçlanana kadar sizing yanınızdayız.´ diyorlar. Akhisar halkınında sizlerinde bnu hassasiyeti bu fedakarlığı görmesini, kulak kabartmasını, vicdanlarını bu sese açmasını talep ediyoruz.Adalet ütopya mıdır gerçek midir? Bunada Akhisar mahkemeleri karar verecek.” dedi.

 Özgür Kurtul konu üzerine, “Arkadaşlar bizim isteğimiz adil bir yargı dönemi zaten.Borç silinsin demek ki zaten. Alacaklı alacağı olduğunu iddia ediyor. Bizde alacaklının çaldığını iddia ediyoruz.” dedi.

Basın açıklamasının ardından Oda Başkanlarından bazıları Özel Doğuş Hastanesini tam destekle yanlarında olduklarını dile getirip hastaneyle odaları arasındaki sağlık bağını kuran anlaşmayı imzaladılar.

Bu haber 572 defa okunmuştur.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Başkan Ergün Maden Şehitlerini Andı
Başkan Ergün Maden Şehitlerini Andı
Doğa yürüyüşlerinde 10.hafta rota Karaköy parkuru oldu!
Doğa yürüyüşlerinde 10.hafta rota Karaköy parkuru oldu!