KILINÇZADE VAKFI’NDAN AKHİSAR’A BÜYÜK...
Reklam
Reklam
Reklam

KILINÇZADE VAKFI’NDAN AKHİSAR’A BÜYÜK PROJE !

Kılınçzade Vakfı Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu, 14 Kasım saat 09.30’da Akhisarlı yerel basın mensuplarını Karasonya(Çamönü) mevkiindeki Ahmet Kılıç’a ait yerleşkede misafir etti.

KILINÇZADE VAKFI’NDAN AKHİSAR’A BÜYÜK PROJE !

Kılınçzade Vakfı Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu, 14 Kasım saat 09.30’da Akhisarlı yerel basın mensuplarını Karasonya(Çamönü) mevkiindeki Ahmet Kılıç’a ait yerleşkede misafir etti.

KILINÇZADE VAKFI’NDAN AKHİSAR’A BÜYÜK PROJE !
14 Kasım 2020 - 14:11

Kılınçzade Vakfı Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu, 14 Kasım saat 09.30’da Akhisarlı yerel basın mensuplarını Karasonya(Çamönü) mevkiindeki Ahmet Kılıç’a ait yerleşkede misafir etti. Hacı Hafız Osman Kılınç Holding A.Ş.(3 H Holding) Yönetim Kurulu Başkanı aynı zamanda Kılınçzade Vakfı Başkanı Ahmet Kılıç’ın basın açıklamasını gerçekleştirmeden önce katılımcılara brunch(geç kahvaltı) ve öğle yemeği ikramı yapıldı. Kılınçzade Vakfı’nın Akhisar’da gerçekleştirmek istediği proje ve Yönetim Kurulu Başkanı’nın şahsi açıklamalarının yer aldığı basına verilen demeçte Ahmet Kılıç, Vakıf olarak bir ilke imza atıp Akhisar-Gördes yolu, Dağdere Mahallesi girişinde “Yaşlı Bakım Oteli” çalışmalarına başladıklarını belirtti. Vakıf adına basın açıklamasını okuyan Yönetim Kurulu Başkanı Kılıç konuşmasına basın mensupları ve katılımcıları selamlayarak başladı ve “Saygıdeğer basın mensuplarımız, sevgili kardeşlerim;
Kılınçzade Vakfı adına yaptığımız ilk brunchlı toplantımızın hepimize keyif verici olmasını diler, devamının da aralıklarla yapılabilmesini temenni ederim.
1800’lü yılların başında Kırkağaç’ta ailemizin baba tarafından kurulan Medine-i Münevvere Vakfı öncelikle halktan büyük bir lütuf görerek onların ev-dükkan-arazi gibi gayrimenkul bağışlarına mazhar olmuştur.
En önemli fonksiyonu ise Suudi Arabistan kökenli gençleri Hac kervanı ile getirip, Kırkağaç’ta bu fakir çocukları medreselerde okutup (Bir rivayete göre Kırkağaç’ta 100’den fazla medrese vardır.) giydirip, doyurup onları bir dahaki Hac zamanında kervanla geri götürürlermiş. Bu rutin 100 yılı aşkın süre kervanla 1900’ün başlarında kâh vapur kâh tren ile devam etmiştir.
Kervanın getirdiği bu çocuklar okutulup, bakıldıktan sonra kervanın dönüşünde Kırkağaçlı’ların şimdiki Kayadibi ve Bakır Mahalleleri arasında toplanıp hemen hemen herkes bunlara karınca kararınca zekâtlarını-fitrelerini-sadakai cariyelerini giyim eşyaları ile yolculuk yiyeceklerini verirlerdi. Bu âdet yıllarca coşkulu bir törene vesile olmuş, kervan dualarla uğurlanıp, dualarla karşılanmıştır.
Maalesef bu ritüel 1940’lar da sönmüş ve kaybolmuştur.
1998 yılında ailemizin elinde bulunan tüm belge-evrak ve resmiyeti bulunmayan formlar-kitaplar Suudi Arabistan’ın Medine-i Münevver şehrinde kurulu aynı isimle kurulan vakfa tarafımızdan teslim edilmişlerdir. Tüm bu bilgilerin asılları Mekke’de Kâbe-i Muazzama’da bulunan emanet odasında görülmektedir.
Aynı zamanlarda Afyon ili Boldavin Kazasında ise Süleyman Hulusi Gılkoğlu Vakfı ailemizin anne tarafını yani Afyonluları temsil etmektedir.
Vakıf öncelikle fakirlere ev yapmak-tamir etmek ve onlara sanatları ile yatırım yaptırarak faydalı olmuşlardır.
Süleyman Hulusi Efendi ve efradı hizmetlerini Mekke ve Medine’de de vakıflar kurarak devam ettirmişler ve engin hizmetlerinden dolayı 2. Abdülhamid Han tarafından Beratı Şerif ile onurlandırılmışlardır.
Bu kısacık ömrümüzde Cenab-ı Hak’kın bizlere bahşettiği zenginliği ihtiyaç sahiplerine aktarmakla manevi ve maddi olarak dünya dengesi kurabilmek kadar büyük bir mükâfat olamaz. Zira, ömrümüzü boşa geçirmiş olacağız.
Birini kapatıp emaneti teslim ettikten sonra yine bir değerli vakfımızı kurmak ben ve kıymetli arkadaşlarıma nasip oldu.
Beklendiği gibi Kılınçzade Vakfı büyük emlak girdilerine sahip oldu.
Bunlardan biri Akhisar-Görde yolu üzerinde Dağdere Mahallesi girişinde bulunan 75 dönüm tarla, Yetim Ailesi varisleri tarafından hibe edilmiştir.
Kuruluşumuzdan beri üzerinde önemle durduğumuz konu ise talebeler değildir. İnsanların yaşlılıklarında düştükleri noktadan hareketle onların son zamanlarına eğilmek ve etüt etmek olmuştur. Bu vesile ile Türkiye’de bir ilki gerçekleştirebilmek için hafıza ve zekalarımızı çalıştırarak, yeni bir sistem kurma azminde olduk. Bununla herşeyi ile modern 1 ve 2 kişilik loftlar inşa edip, kişilerin en acil ihtiyaç ve tıbbi konforunu sağlamak amacı ile bir yaşlı bakım oteli kurmak üzere yola çıktık.
Hali hazırda kadastral çalışmalarımız devam etmektedir, bilahare çalışmalarımız başlayacaktır.
İsteğimizin olmayanı ama kendisinde herşeyi barındıran bir entegre medikal-termal yaşam alanı kurmak için çalışıyoruz.
Kimse bu ünik tesisin 1-2 senede hayata geçirilebileceğini beklemesin. Önceden en ince noktaları keşfedip, öğrenip, imal edip hizmete alacağız. Bu da normalde 4-5 seneyi bulabilir.
Zamanında kimi aileler imkansızlıktan kimileri geçimsizlikten büyükleri ile ilgilenmiyorlar ve ya ilgilenmek istememektedirler. Bu da toplumumuzda derin ve onarılmaz yaralar acıkmaktadır. Bizlerde bu problemi en iyi şekilde çözmek umuduyla projemizi geliştiriyoruz. İlerleyen yıllarda loftların inşa şekilleri üzerinde arkadaşlarımız çalışacak, umuyoruz ki çok değişik, pratik ve modern bir yapı tekniği geliştirmiş olacağız.
Siz değerli basın mensuplarının duyuru yollu yayımlarınız için bizleri destekleyip onurlandıracağınıza inancımız tamdır. Bu vesile ile şahsım ve vakıf arkadaşlarım adına en derin sevgilerimi sunarım.
Ahmet Kılıç
Kılınçzade Vakfı Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu adına” ifadelerini kullandı.
HOCALIK VASFIMIZ YOK
Kılınçzade Vakfı adına konuşan Ahmet Kılıç, kendi adına açıklamalar yaparak devam etti. “Ben hoca değilim, öyle bir vasfımda yok.” diyen Kılıç, Avrupa’da ve Türkiye’de yaptığı çalışmalarla anılmak istediğini herhangi bir tarikatla alakası olmadığını ve olamayacağını belirtti. Ahmet Kılıç konu üzerine “Saygı değer basın mensubu arkadaşlar, müsaade ederseniz bu 3 vakfı ifade ettiğim anekdottan sonra sizlere bazı açıklamalar yapmak isterim. Çoğu insanın beni tanıdığı köken olarak tarikat algısı var.
Tarikatlar insanlara bir kuş vasıtası ve ya leylekle gelmedi. Bu çok daha derin ve manevi bağlantılarla süregeliyor. Bizim ailemizde de bu 1457 senesinden beri devam ediyor. Bu arada bir dedemiz 1800’lü yıllarda bir padişah tarafından Arabistan’a gönderiliyor. Orada verilen görevi yerine getiriyor, dönecek fakat Araplar salmıyor çünkü o dönem Mekke’de çok büyük aile kavgaları var. Diyorlar ki “Seni ele geçirdik, salmayacağız. Padişah efendimize haber vereceğiz, sen burada kal.” 1 sene, 3 sene, 5 sene derken orada evleniyor ve bir süre kalıyor. Dolayısıyla bu ilişkiler içerisinde Türkiye’deki evliliğinden çocuklarına, torunlarına Uşaki tarikatı Eyüp Sultan hazretleri tarafından emanet ediliyor. Zaten şu anda İstanbul’da Eyüp Sultan’da bulunan Suudi Arabistanlılar, Ahmet Yesevi hazretlerine bağlı bir Uşaki. Kasım Paşa’da kendine bir vekil tayin ediyor. Ayrıca Kasım Paşa’da Hüsamettin Uşaki hazretlerinin türbesi hala devam etmektedir. Bizim dedelerimizin dedeleri de bu işi Kırkağaç menşeili olarak devam ettiriyorlar. Zaman geldi sene 1964 -benim Avrupa’ya gidiş yılım-, 1968 arası -dedemin ölüm tarihi-, bu dört sene boyunca dedemin 300.000 müriti bulunuyordu. Türkiye’nin çeşitli yerlerinde ama en çok Ege Bölgesi’nde.  Ayrıca dedem bu sistemin son bulup teknoloji dönemine geçilmesini istiyor ve beni Avrupa’ya göndermesi bir işaret. Ben Özel Türk Koleji’nde okudum, halkın gavur mektebi dediği yerde. Oradan İsviçre’ye, oradan da Belçika’ya gittim. 8,5 yıl kaldım ve döndüm. O gün bu gündür de dış ticaret yapıyorum. Fakat Akhisar’da bazı kasıtlı kişilerce Ahmet hoca aşağı, Ahmet hoca yukarı dillerinden düşmüyor. Ben hocalığı kabul ederim de, hocalık bir kavuk koymakla da olmuyor. Öyle bir vasfımız yok. Ben Dünya Ticaret Merkezleri Kurucu Üyesiyim hala da Yönetim Kurulu Üyesiyim, İsviçre Ticaret Odası Başkanlık Divanındayım, zaten IBM’de yetiştim. Bu yüzden hocalık vasfının kenarından geçmem. Babam bile değildi. Manifaturacıydı kendisi. Olmayanı da yakıştırmak pek doğru değil. Niye söylenemiyor merak ediyorum. Avrupa’da okudu, buna imza attı, onu yaptı, bunu gerçekleştirdi. Türkiye’ye her yıl milyonlarca dolar döviz getiren bir işin başındadır diye. Kıbrıs’a hala en büyük ihracatı ben yapmaktayım. Şuan şaşıracaksınız ama Amerika’ya seccade ithal etmekteyim. Bu yüzden, o onu dedi, bu bunu dedi, bunlar boş şeyler. Biz yaptıklarımız işlerle bunu ispat etmişiz. Bunlar Ahmet Kılıç’ın yanına otururken bile tanımayan insanların safsatalarıdır. Bazı kişilerce de kasıtlı olarak dile getirilmektedir. Biz yapacağımız icraatlarla gündeme gelmek istiyoruz. 1992 yılından bu yana Karasonya’ya seracılık kazandırdık. Zeytinden fazla gelir elde ettirdik. 100’de 100 randımanlı çalışmıyor ve çalışmaması adına işler yapılıyor. Memlekette zengin fakire yardım etmek zorunda. Ne Allah’tan isteyip bir şey yapmadan bekleyebiliriz ne de her şeyin devlet tarafından yapılmasını bekleyebiliriz.  Bunu artan vergilerimizle bizler yapmalıyız. Burada belirli sayıda kişi bakım alabilecek. Plan projemiz çalışma sürecinde ama 75-100 arasında kişi bu otelimizde bakım alacak.” ifadelerini kullanarak teşekkür edip konuşmasını noktaladı.
KILINÇZADE VAKFI ÜZERİNE
Akhisar’da kurulan ve ilk projesini faaliyete geçirmek üzerine çalışmalarına başlayan Kılınçzade Vakfı Mütevelli Heyeti, Yönetim Kurulu Asil Üyeleri, Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri, Denetim Kurulu Asil Üyeleri ve Denetim Kurulu Yedek Üyelerinde ilçemizin önde gelen isimleri yer alıyor. Bunlardan birisideAkhisar Belediyesi Mevcut Başkanı Besim Dutlulu’nun babası Ahmet Dutlulu. Dutlulu bir dönem Akhisar Belediye’sinde de Başkanlık görevini icra etmişti. Şimdi ise Kılınçzade Vakfı Denetim Kurulu Asil Üyeleri arasında yer alıyor ve konu üzerine Ahmet Kılıç “Bir ilçenin yönetiminin üstesinden gelen bir kişi bu işinde üstesinden başarıyla geleceğine inanıyorum.” dedi.
KILINÇZADE VAKFI;
Vakıf Mütevelli Heyeti:
Ahmet Kılıç(Başkan),
Ali Hikmet Yağcı,
Hüsnü Erer,
Gizem Zühre Akovalı(Kılıç),
Hasan Hüseyin Deniz,
Mehmet Kökçü,
Ali Kocakılıç
Vakıf Yönetim Kurulu Asil Üyeler:
Ahmet Kılıç,
Ali Hikmet Yağcı,
Hüseyin Erer,
Mehmet Fehmi Sıdan,
Şükrü Şenkaya
Vakıf Yönetim Kurulu Yedek Üyeler:
Gizem Zühre Akovalı(Kılıç),
Hüseyin Kuk,
Bilal Çetinkaya,
Aziz Madan,
Sadık Yavuz
Denetim Kurulu Asil Üyeler:
Ahmet Dutlulu,
Mehmet Kökçü,
Hasan Hüseyin Deniz
Denetim Kurulu Yedek Üyeler:
Ali Kocakılıç,
Hüseyin Savaş,
Rafet Demir
 
 

Bu haber 1752 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Başkan Ergün Maden Şehitlerini Andı
Başkan Ergün Maden Şehitlerini Andı
Doğa yürüyüşlerinde 10.hafta rota Karaköy parkuru oldu!
Doğa yürüyüşlerinde 10.hafta rota Karaköy parkuru oldu!