“SGK prim ve vergi borcu olan çiftçilerimize kredi verilmiyor. Bu
uygulamaya son verilmelidir”
“Kuraklıktan zarar gören üreticilerimizin zararları karşılanmalıdır”
“Şap hastalığından zarar gören üreticilerimiz desteklenmelidir”
ANKARA- 08.01.2026 - GÖRÜNTÜLÜ - Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB)
Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, çiftçilerin beklentilerini yaptığı görüntülü basın
açıklamasıyla değerlendirdi. Bayraktar açıklamasına şöyle başladı:
“SGK prim borcu ve vadesi geçmiş vergi borcu yüzünden çiftçilerimize Ziraat
Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından kredi verilmemektedir.
2025 yılı üreticilerimiz için felaket yılı oldu. Çiftçilerimiz başta zirai don kuraklık
hastalık ve ekonomik şartlar nedeniyle üretimi sürdürebilmek için krediye acilen
ihtiyaç duymaktadır. ‘Borcun varsa kredi vermem’ şartını koymak tarımsal üretimin
sürdürülebilirliğine zarar verir. Biz çiftçilerimiz için borç ertelemesi beklerken böyle bir
uygulamanın başlaması üreticilerimizi büyük bir sıkıntıya sokmuştur.
Zor bir dönem geçiren üreticimiz hem para kazanamadı hem de prim yüksekliği
nedeniyle SGK’ya olan borçlarını ödeyememektedir. Bir kısmı da ziraat odalarından
muafiyet belgesi almak sureti ile SGK’dan çıkmaktadır. Aynı sebeple vergi borcunu
ödeyemeyen üreticilerimizde bulunmaktadır. Zor günler geçiren üreticilerimizin
önünden bu engeller acilen kaldırılmalıdır.”
Bayraktar, “Yeni bir yıla başladığımız şu günlerde, tarım sektörü açısından
hemen hemen herkesin 2025 yılına dair hatırlayacağı ilk şey kuşkusuz doğal
afetlerdir” dedi ve açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Özellikle zirai don ve kuraklık tarım sektörünü önemli ölçüde etkiledi. Tabii bu
etki yalnızca üretim azalmasıyla kalmadı. Çiftçilerimizin gelirleri azaldı, gıda tedarik
zinciri ve tüketici fiyatları etkilendi. Yani toplumun tüm kesimi doğal afetlerden zarar
gördü.
Yıl boyunca yaptığım açıklamalarla doğal afetlerin yıkıcılığına işaret ettim. 65
ilimizi ziyaret ederek; zirai don, kuraklık ve dolu afetlerinin tarımsal üretim üzerinde
bıraktığı hasarı bizzat gördüm, afetlerden mustarip çiftçilerimizle bizzat konuştum.
Yaşanan zirai donların ardından yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı’yla
sigortası olmasa da Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üreticilerin maliyetleri, hasar
alanları ve oranları nispetinde karşılandı. Fakat sehven yapılan yanlış yönlendirmeler
ve bilgi eksikliği sebebiyle bazı çiftçilerimiz bu desteklerden faydalanamadı. Birliğimiz,
hak ettiği desteklerden faydalanamayan tek bir çiftçimizin kalmaması için bu sorunu
gündeme getirdi. Girişimlerimiz sonucunda bu mağduriyet de giderildi. Karar’a göre
son başvuru günü olan 24 Temmuz 2025 tarihinden önce müracaatları ve tespitleri
yapıldığı halde bilgileri sisteme sehven girilememiş çiftçilerimiz için 821 milyon lira ek
ödeme yapılmış ve böylelikle zirai don desteklerinden faydalanamayan çiftçilerimiz de
bu desteklerden faydalandı.”
2
“Kuraklıktan zarar gören üreticilerimizin zararları karşılanmalıdır”
“Ziraat Odalarımızdan aldığımız bilgiler doğrultusunda; 2025 yılında yağışların
yetersiz olduğunu ve istenilen dönemlerde yağmadığını, bunun da ürünlerin gelişimini
olumsuz etkilediğini, tarımsal kuraklığın üretime zarar vereceğini sezon içerisinde
defalarca dile getirmiştim.
Ne yazık ki endişelerimizde haklı çıktık ve 2025 yılında tarımsal kuraklığın da
zirai don kadar tarımsal üretime zarar verdiğini görmüş olduk. Özellikle İç Anadolu ve
Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere birçok bölgemizde tarımsal kuraklık görüldü.
Bu da üretim istatistiklerine yansıdı.
2025 yılında bir önceki yıla göre yulaf üretimi yüzde 26, arpa üretimi yüzde 25,
çavdar üretimi yüzde 20 ve buğday üretimi yüzde 14 oranında azaldı. Kuru baklagil
üretimi ise geçen yıla göre yüzde 29 düştü. Bu ürünler, yapılan planlamalarda
ülkemizin üretim miktarlarını ve alanlarını artırmayı hedeflediği stratejik ürünlerdir.
Dolayısıyla zirai dondan zarar gören çiftçilerimize yapıldığı gibi tarımsal
kuraklıktan zarar gören çiftçilerimizin de zararları karşılanmalıdır.”
“Şap hastalığından zarar gören üreticilerimiz desteklenmelidir”
“2025 yılında üretimi etkileyen bir başka durum da şap hastalığı oldu. Şap
hastalığı sonucunda hayvanların et ve süt veriminde önemli düşüşler meydana geldi,
bu da üreticilerimizin gelirlerine yansıdı.
2025 yılında yaşanan afetler ve hastalıklar çiftçilerimizin ekonomik dengesini
bozdu. Birçok çiftçi kullanmış olduğu kredileri ödeyemeyecek durumdadır. Bu
borçluluk hali yalnızca tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine zarar vermemiş,
sosyolojik ve psikolojik olarak da birçok sıkıntıyı beraberinde getirmiş, getirecektir.
2025 yılının uzun yıllardır görülmemiş bir afet yılı olduğunu ifade etmiştik. Bu
sebeple, afetlerden ve hastalıklardan zarar gören çiftçilerimizin durumunu bir nebze
rahatlatabilmek adına kullanmış oldukları kredilerin geri ödemesi en az 1 yıl faizsiz
olarak ertelenmelidir.
Şap hastalığı nedeniyle hayvan kaybı olan üreticilerimizin de düşük faizli kredi
temin edilmesi suretiyle desteklenmesi sağlanmalıdır.
Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve ülkemizin gıda güvencesinin sağlanması
adına doğal afetler konusuna daha çok eğilinmeli, afet öncesindeki ve sonrasındaki
süreçler doğru politikalarla ve titizlikle yönetilmeli, çiftçilerimiz mağdur edilmemelidir.
2026 yılının afetlerden ve hastalıklardan uzak, bolluk ve bereket içerisinde bir yıl
olmasını temenni ediyorum.”
Kaynak : Haber Merkezi
TZOB: SGK ve Vergi Engeli Kaldırılsın, Çiftçi Desteksiz Bırakılmasın
08 Ocak 2026 - 11:37
Bu haber 14257 defa okunmuştur.





YORUMLAR