İŞE İADE DAVASI-İŞÇİNİN DAVA SÜRERKEN VEFATI-MİRASÇILARA...
Reklam
Av. Erdoğan Kaya

Av. Erdoğan Kaya

İŞE İADE DAVASI-İŞÇİNİN DAVA SÜRERKEN VEFATI-MİRASÇILARA BOŞTA GEÇEN SÜRE ÜCRETİ ÖDENMESİ

12 Haziran 2017 - 23:07

İşe iade davası, işçilerin iş sözleşmelerinin keyfi olarak sona erdirilmesini bir nebzede

olsa önleyebilmek için getirilmiştir. Açılacak işe iade davası sonucunda, iş akdinin geçerli bir

neden olmaksızın feshedilmesi durumunda mahkeme, işçinin işe iadesine ve çalışılmayan

dönem için bir miktar ücret ödenmesine, işe iade kararına rağmen işe başlatılmaması

durumunda ise ücrete ek olarak tazminat da ödenmesine hükmeder.

BOŞTA GEÇEN SÜRE ÜCRETİ NEDİR?

İşçinin dava sürecinde çalışamayıp gelir alamadığı için uğradığı zararı kısmen telafi

edebilmek için uygulamada “Boşta Geçen Süre Ücreti” olarak tabir edilen ve en çok 4 aya

kadar doğmuş bulunan ücret ile bu döneme ilişkin diğer hakları ödenir 1 . İşçinin tek geçim

kaynağı aldığı ücretidir. Ücretin geçersiz işten çıkarma nedeniyle kesilmesi halinde, işçiye işe

iade davası neticesinde 4 aya kadar boşta geçen süre ücretinin ödenmesi suretiyle işçinin bu

dönemde uğradığı mağduriyet bir nebze de olsa giderilmeye çalışılmıştır. İşçi, işe başlatılsa da

başlatılmasa da kararın kesinleşmesine kadar boşta geçen süre ücreti işverence işçiye  ödenir.

İŞÇİNİN BOŞTA GEÇEN SÜRE ÜCRETİNE HAK KAZANABİLMESİ İÇİN

İŞVERENE BAŞVURMASI GEREKİR Mİ?

İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü

içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde

başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren

sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur 2 .

İlgili süre hak düşürücü niteliktedir. Bu husus Yargıtay kararlarında da vurgulanmaktadır.

Yargıtay 22. H.D.`nin vermiş olduğu kararda; “Kanunda düzenlenen on işgünlük başvuru

süresi hak düşürücü süredir. ” denilmiştir 3 .

İŞÇİNİN DAVA SÜRERKEN VEFATI HALİNDE BOŞTA GEÇEN ÜCRETİ

ÖDENİR Mİ?

4857 sayılı İş Kanunu`nun 20 inci maddesinde her ne kadar davanın 2 ay yerel

mahkemede ve 1 ay da üst mahkemede incelenip kesin olarak karara bağlanacağı belirtilse de 4

uygulamada bu süre içerisinde yargılama faaliyeti bitirilememektedir. Yargılama süreci

içerisinde bazen işçinin vefatı durumu söz konusu olabilmektedir. İşte bu durumda işçinin

mirasçılarına boşta geçen süre ücreti ödenip ödenmeyeceği sorusu akla gelmektedir. İlgili

maddelere bakıldığında konuya ilişkin olarak bir düzenleme söz konusu değildir.

Yargıtay, konuya ilişkin olarak önüne gelen uyuşmazlıklarda işçi lehine yorum

yapmakta ve boşta geçen süre ücretinin ödenmesi gerektiğine hükmetmektedir. Ancak

burada şuna da dikkat edilmelidir ki dava işe iade yönünde sonuçlanmalı ve boşta geçen

süre ücretinin belirlenmesinde işçinin, fesihten itibaren ne kadar süre sonra vefat

ettiğine de dikkat edilmelidir.

1 4857 sayılı İş Kanununun 21/III üncü maddesinde “Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için

işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.” denilmiştir.

2 4857 sayılı İş Kanununun 21/V maddesi.

3 2014/18442 E. , 2014/23632 K. sayılı ve 11.09.2014 tarihli kararı.

4 “Dava seri muhakeme usulüne göre iki ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece verilen kararın temyizi halinde,

Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir.”

Yargıtay 7. H.D.`nin konuya ilişkin vermiş olduğu kararda; “Ölüm iş ilişkisini sona erdiren

nedenlerden biridir. İş sözleşmesi feshedilen ve bu fesih nedeni ile işe iade davası açan

işçinin, yargılama sırasında ölmesi halinde, feshin geçerli olmadığının tespit edilmesi halinde

ölüm tarihi itibari ile iş ilişkisinin sona ereceği uyuşmazlık dışıdır. Ancak bu nedenle işe iade

ve işe başlatmama tazminatının konusuz kalacağı da açıktır. Burada sorun hak kazanılması

başvuruya bağlı olan, hatta başvurma ve işe davet edildiği takdirde başlanılması zorunluluğu

ile muaccel olacak boşta geçen süre ücret ve diğer hakların hüküm altına alınıp

alınmayacağıdır. Ölen işçi feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açtığına göre bu

istemi içinde feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işe başlamak için başvurma ve işe

başlama iradesinin de olduğunun kabul edilmesi gerekir. Davacı işçi yargılama sırasında

ölmek ve bu tarihte iş ilişkisi sona ermekle, bu iradesini artık ölüm nedeni ile

kullanmamaktadır. İşçi ölmeseydi ne tür davranışına üstünlük tanınacak idiyse, öngörülen bu

davranışa hukuki sonuç bağlanmalıdır. O halde feshin geçersizliğini isteyen davacı işçinin

yargılama sırasında ölmesi halinde boşta geçen süre ücret ve diğer haklara hak

kazandığının kabulü gerekir. ” denilmiştir 5 .

Yargıtay 22. H.D. konuya ilişkin vermiş olduğu kararda; “Böyle olunca işçinin ölümü

feshi izleyen dört ay geçtikten sonra gerçekleşmiş olmakla, ölen işçinin mirasçılarına dört

aylık süre için boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların ödemesi gerekir. Mahkemece

davanın boşta geçen süre ücreti bakımından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen

karar hatalıdır.

Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün

bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. ”

denilmiştir 6 .

Yargıtay HGK`nın konuya ilişkin benzer yöndeki kararında; “…davacı işe iade davasını

açarken feshin geçerli bir nedene dayanmadığını iddia etmiştir. Öyle ise, geçersiz fesih var

ise ölüm tarihine kadarki boşta geçen süre ücretine kanuni dört aylık sınırlama dikkate

alınarak hükmetmelidir. Böyle bir sonuç genel olarak kanunun amacına da uygundur.

 

Konunun sosyal güvenlik haklarını da ilgilendirdiği tartışmasızdır. Zira dört aya kadar

ücret ve diğer haklar yönünden Sosyal Güvenlik Kurumuna prim yatırılması ve ölen

işçinin mirasçılarının buna göre sosyal güvenlik haklarından yararlanması gerekeceğinde

kuşku yoktur. Aksinin kabulü halinde geçerli nedene dayanmayan feshin tespiti ile yetinilmesi,

ölen işçinin mirasçıları yönünden hiçbir imkan sağlamayacaktır.

Bu durumda mahkemece, işçinin ölümü feshi izleyen dört ay geçtikten sonra

gerçekleşmiş olmakla, ölen işçinin mirasçılarına dört aylık süre için boşta geçen süreye ait

ücret ve diğer hakların ödemesi gerekeceğine işaret eden ve Hukuk Genel Kurulunca da

benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi

usul ve yasaya aykırıdır.  ” denilmiştir

Bu yazı 2590 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Son Yazılar