TÜRKİYE’nin İLK MUHALEFET PARTİSİ:MİLLİ KALKINMA PARTİSİ (...
Reklam
Reklam
Reklam
İsmail Gürol Uğurlu

İsmail Gürol Uğurlu

TÜRKİYE’nin İLK MUHALEFET PARTİSİ:MİLLİ KALKINMA PARTİSİ ( 5 EYLÜL 1945 )

14 Eylül 2017 - 12:25


Eylül ayı Türk Siyaset alanında önemli aylardan biridir.Tarih kitaplarını incelediğimizde bu ayda çok
önemli olaylar olmuştur.Size bu ayda olan önemli bir olaydan bahsedeceğim.
II. Dünya Savaşı'nın son yıllarında başlayan liberalleşme süreciyle birlikte yeni partilerin kurulması
yolu açıldı. Bu doğrultuda 18 Temmuz 1945'te gerekli başvuruyu yapan ve çalışmalarına resmen 5
Eylül'de başlayan Milli Kalkınma Partisi'nin kurucuları arasında Birinci Dönem Türkiye Büyük Millet
Meclisi'nde (1920-23) muhalefet grubu olan İkinci grubun önderi Hüseyin Avni Ulaş, Cevat Rıfat
Atilhan gibi kişiler yer alıyordu.

Partinin ilk genel başkanı da Nuri Demirağ'dı. Genel olarak liberal bir eğilimi yansıtan parti
programında devletçilik uygulamaları eleştiriliyor, seçimlerin tek dereceli ve nispi temsil sistemine
göre yapılması,iki meclisli yasama organı, cumhurbaşkanının yalnızca tek dönem için ve halk
tarafından seçilmesi gibi yenilikler öneriliyordu.

Programda ayrıca, belediye başkanlarının da halk tarafından seçilmesi isteniyordu.

Partinin genel merkezi olarak İstanbul seçilmişti. Türk siyasetinin kalbi başkent Ankara'da atarken,
ana teşkilatı İstanbul'a kurmak hiç mantıklı bir hareket değildi. Böylelikle yeni parti güncel siyasetin
tam ortasında olması lazım gelirken, tersine çok uzağında kalacaktı.

Parti çok hızlı bir şekilde önce İstanbul'un ilçelerine daha sonra da Anadolu'ya teşkilatlarını yaydı.
MKP her geçen gün üye sayısını arttırarak büyüyordu. Fakat karşısında hızını kesecek bir rakibi çok
kısa sürede buldular.

MKP slogan olarak tembellikten, kumardan, kötü alışkanlıklardan, terbiyesizlikten uzak duran herkese
kapısının açık olduğunu belirtiyordu. Tek dereceli seçim sistemini savunmakla beraber,
Cumhurbaşkanının 5 yılda bir halk tarafından seçilmesi ve aynı kişinin iki kez aday olmaması
gerektiğini parti programlarında belirtiyorlardı.

1946'nın hemen başında kurulan Demokrat Parti, Nuri Demirağ'ın MKP'sini hızla solladı.

Demokrat Parti'nin kurucularından Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan halk
nezdinde yeteri kadar tanınmış milletvekilleriydi. Buna karşılık Nuri Demirağ'ın maddi imkanları

yeterli olsa da terazinin kefesi DP'den yana ağır basıyordu. Siyasi hayata hızla ve umutla adım atan
MKP, karışıklıkların eşiğine adım adım yaklaşıyordu.

MKP içerisindeki görüş ayrılıkları daha ilk yıldan baş gösterdi. DP'nin boykot ettiği 1946 yerel
seçimlerine katılan parti elle tutulur bir başarı elde edemedi.

MKP'de ilk kan kaybı ise bundan sonraki genel seçimlerde yaşandı. Parti sözcüsü Hüseyin Avni
Ulaş,1946 seçimlerinde DP'ye geçerek Erzurum milletvekili oldu. Böylelikle MKP kurucularından
birisini kaybetmiş oluyordu.

Parti içerisindeki karışıklıklar bununla da kalmamıştı. Düşünce ayrılıkları bir başkanlık mücadelesine
dönüştü.

MKP, Nuri Demirağ ve Vahit Çadırcıoğlu arasında iki gruba ayrılıyordu. Öyle ki partinin kurucusu ve
başkanı olan Demirağ resmen mahkemelik olmuştu. Çadırcıoğlu, Demirağ'ı ihraç ettirerek 1947
Haziran kongresinde genel başkanlığı ele aldıysa da bu iç çekişmeler partiye vurulan son darbe
olacaktı.

Nuri Demirağ'ın ihracı sonrasında parti çöküşe doğru son adımını atıyordu. Teşkilatlar bir bir istifa
ederek CHP'ye veya DP'ye katılıyorlardı. MKP her geçen gün kan kaybediyordu.

Parti ilerleyen yıllarda da varlığını kısmen sürdürüp seçimlere katıldıysa da hiçbir zaman kritik bir
başarı elde edemedi. Halkın parti üzerindeki ilgisi de her geçen gün azalarak kayboldu. 1957'de Nuri
Demirağ'ın vefatını takiben 22 Mayıs 1958'de bu ilk muhalefet partisi Türk siyasi hayatına veda etti.

Önemli bir başarı kazanamayıp bugün unutulmayı yüz tutsa dahi MKP çok partili hayatın ilk muhalefet
hareketi olması nedeniyle önemini korumaktadır. Başarıya ulaşamadıysa da tek parti dönemine karşı
giriştiği hareketle kendinden sonra kurulacak muhalefet partilerine müspet bir örnek olmuştur.

İsmail Gürol Uğurlu

Bu yazı 1777 defa okunmuştur .